|
Tweet | Tarih: 24-08-2026 20:37 |
Aile, milletimizin en güçlü dayanağı; sevginin, merhametin, dayanışmanın ve toplumsal huzurun temelidir. Güçlü bir toplum ancak güçlü ailelerle ayakta kalabilir. Bu nedenle aile yapısında meydana gelen her değişim, yalnızca bireyleri değil, toplumun geleceğini de yakından ilgilendirmektedir.
Türkiye İstatistik Kurumu verileri, ülkemizde tek kişilik hanelerin hızla arttığını göstermektedir. Bugün her beş haneden biri tek kişiden oluşmaktadır. Ancak bu tabloyu yalnızca bireyselleşme eğilimi olarak değerlendirmek doğru değildir. Veriler, tek başına yaşayanların önemli bir bölümünü eşini kaybetmiş yaşlı kadınların oluşturduğunu ortaya koymaktadır.
Nüfusun yaşlanması, evlilik yaşının yükselmesi, boşanmaların artması, ekonomik zorluklar ve değişen yaşam koşulları aile yapısını dönüştürmektedir. Özellikle yüksek konut maliyetleri, geçim sıkıntısı ve iş güvencesindeki belirsizlikler gençlerin evlilik kararlarını ertelemelerine neden olmakta; bu durum aile kurumunu da olumsuz etkilemektedir.
Yalnız yaşayan yaşlılarımız ise sağlık, bakım, güvenlik ve sosyal destek bakımından daha kırılgan bir hayat sürmektedir. Hiçbir büyüğümüz kendisini yalnız ve sahipsiz hissetmemelidir. Medeniyetimiz, büyüklerine sahip çıkmayı ve komşusunun hâlini gözetmeyi esas alan bir dayanışma anlayışına sahiptir.
Milli Görüş hareketi olarak aileyi yalnızca aynı çatı altında yaşayan bireylerden oluşan bir yapı değil, toplumun temel taşı olarak görüyoruz. Aileyi koruyan, gençlerin yuva kurmasını kolaylaştıran, yaşlılarımızın onurlu bir hayat sürmesini sağlayan ve sosyal dayanışmayı güçlendiren politikalar güçlü Türkiye'nin vazgeçilmez şartıdır.
Bu doğrultuda;
• Evde bakım ve yaşlı destek hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.
• Belediyeler yalnız yaşayan yaşlılara yönelik düzenli takip ve sosyal destek mekanizmaları oluşturmalıdır.
• Gençlerin evlilik ve barınma sorunlarını hafifletecek ekonomik destekler hayata geçirilmelidir.
• Aile danışmanlığı hizmetleri güçlendirilmeli, aile kurumunu destekleyen sosyal politikalar yaygınlaştırılmalıdır.
• Mahalle kültürünü ve komşuluk ilişkilerini güçlendirecek sosyal projeler teşvik edilmelidir.
Saadet Partisi olarak inanıyoruz ki güçlü ekonomi kadar güçlü aile de güçlü Türkiye'nin temelidir. İnsanı merkeze alan, adaleti önceleyen ve sosyal dayanışmayı esas alan bir anlayışla hareket edildiğinde, yalnızlık yerine paylaşmanın, umutsuzluk yerine dayanışmanın hâkim olduğu bir toplum inşa etmek mümkündür.
Aileyi korumak yalnız bugünün değil, geleceğimizin de meselesidir. Çünkü güçlü aile; güçlü toplumun, güçlü toplum ise adil ve huzurlu bir Türkiye'nin en sağlam teminatıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ramazan Yavuz ACAR
Saadet Partisi Uşak İl Başkanı